28 Nisan 2009 Salı
püffff içim şiştiii
ben yine bi dolu şeyi içime attım bugün attıkça büyüdü o içimdeki şey yine düğüm gibi bişi aslında. herkese huysuzluk yapıp durdum bütün gün. bütün gün eve tıkılıp kaldım sonra çıktığım yerde de herkesi huzursuz edip tadını kaçırıp döndüm geri. ama hiç ama hiç istemediğim bişi tabiki bu. çünkü sonradan sonraya bunları düşündükçe bende üzülüyorum işte şimdiki halimin eseri de bu olsa gerek. yapmam gerekende bir sürü iş var yine her zamanki gibi ama ben yine bu gereksiz halimin bir sonucu olarak kendimi buraya vurdum ve saçma sapan zaman harcıyorum. bu durum iyice sinirlerimi bozuyor. sıkıldım bunaldım depresyon hali diye buna diyolar sanırımmm
20 Nisan 2009 Pazartesi
farklı bi yerden bakıyor olmak mı???
Sanırım bugün bi yazma (ya da işten kaytarma=)), dökülme modumdayım; o yüzden biraz daha anlatmak bu tuşlara basmak istiyorumm. Böyle sanal ortamda yazma hevesimin olmasının en büyük nedeni aslında "benim gibi" birilerini arıyo olmamdı ( ki olmadığına eminim ama çıkarsa çok sevinicemm) Çünkü bi fuanusun içinde yaşarken çok insan tanıyıp hepsiyle sohbet etme bi de gerçek yüzleriyle tanışma fırsatın pek olmuyor. Bunu belki de kim olduğunu saklayarak yapabilceğine inananlarda buralarda bi yerlerde dolaşıyordur diye umdum sanırsam.. Mesela etrafımda yokluğundan şikayetçi olduğum bir insan tipi böyle kimseyi eleştirmeyen ya da eleştirmeden önce bi dönüp kendine bakan zat-ı muhteremler. Öyle bi dünya istiyorumki ıyyh ezik, yok ezik bi grup daha ne bileyim ezik insanlar gibi ithamlarda bulunmadan önce kendi durdukları yere bakan insanlarla dolu olsun (ki bence asıl ezikler kendileridir!). Öyle bi dünya istiyorumki ayh şu kızın giydiğine bak, sence şu kız ne yapmaya çalışmış, o nedir altı dar üstü dar yok ne bileyim ben o nası bi ayakkabı demeden önce kendi giydiklerine bakan sonra hala nası bu kadar eleştirel baktıklarına şaşıp pişman olan insanlarla dolu olsun. Öyle bambaşka bi yerde, muhtemelen başka bi gezegende ya da ayda falan yaşamak istiyorumki herkesin birbirini karşılıksız sevip, karşılıksız birbirinin mutluluğu için uğraştığı, karşılıksız birbirinin arkasından kuyu kazmaya çalışmayan insanların yaşadaığı yer olması muhtemel. Amacını başkaymış gibi gösterip başkalarını çevirdiği yoldan gidenlerin olmadığı bi dünya.. Çok zor o kadar zor ki her birini yazarken bu kişilerle ne kadar çevrelenmiş olduğumu görmek bile azalmalarının dahi imkansız olduğunu gözüme soktu sanki! Ama işte ben böyle olduğumu tüm içtenliğimle tam anlamıyla vicdan rahatlığı içinde dile getirebilirim. Bence insanlardan nefret etmek gerçekten çok zor bi şey. Heleki arkasından kötü şeyler düşünmek üstüne o fikirleri uygulamaya koymak daha da kötü. Çok şaşıyorum böylelerine nasıl dedirtiyorlar bana her seferinde! Ama maalesef bu çağda, benim yaşadığım ortamda "iyiden", "iyilikten" bahsetmek gün geçtikçe güçleşiyor. Bu da beni her geçen gün yüzleşmek zorunda kaldığım gerçeklerin içinde iyiden iyiye hayal kırıklığının son noktasında boğulmama neden oluyor. Bu da her geçen gün insanlara karşı daha temkinli davranmama, güvenememe neden oluyor. İşin en kötü yanı ben neslimin tükenmiş olmasından o kadar çok korkuyorumki biri çıksa da sanırım güvenimi kazanması demek imkansızı başarmakla aynı anlamı taşıyacak.
Bir keşke daha..
Bugünü güzel yaptığına inandığım bir çok şey olduğunun ancak eve gelip kendi kendime kaldığım zaman farkına varabildim. Bugün hayatım adına büyük adımlar attığımı düşündüm aslında. Korkularımın üstüne gittiğimi ve bundan korkmadığımı farkedip üstüne bir de sonucun ne kadar istediğim yönde geliştiğini görüp bu yolu benimseme kararı aldım saniyeler içinde=) Zor mu zor ama yapamaz mıyım yaparım. Başta belki biraz çekine çekine ama zamanla alışmış bir şekilde!! Belki böylelikle canımı sıkan huzurumu kaçıran o kötü hislerden de kurtulmuş olurum kim bilir? Zor gelen bir şey aslında sadece onu yapana kadar zor gözüküyor bi de bunun farkına vardım bugün.. Yapana kadar, o zaman gelene kadar her gün daha da çok kafamda onu kurup büyütüyormuşum meğer, olmayacak senaryolar kuruyormuşum ama aslında o kadar da abartılacak şeyler olmadığının farkına sadece ve sadece yaptıktan, atlattıktan sonra varabiliyorum. Şu merdiven örneğini çok severim zaten her merdiven çıkmam gerektiğinde de düşünürüm: Dik ve uzun bi merdiveni çıkmak ilk basamaktayken çok zor görünse de aslında çok kısa bi zaman sonra en tepeye ulaşmış oluyorsun ve o gözünde büyüyen yol tükenmiş oluyor. Her şey için geçerli bu. Başında korkunç gözükürken sonuna geldiğinde Bitti İşte diyebilmek=) Bunu bugün bi kez daha tecrübe ettim ve düşünme fırsatı buldum. Bu durumun tek kötü yanı böyle düşünmekten o anın tadını çıkartamıyosun, sonra her şey bittikten sonra ahh keşkee deme kısmı içine oturuyo insanın!=( AMA OLSUN HAYATTA HER KEŞKE Bİ TECRÜBE BENCE =)
15 Nisan 2009 Çarşamba
keşke daha farklı olsaydı..
Bugün aslında benliğim adına yüzleşmekten kaçtığım bir dolu sevimsiz gerçekle saatler boyu bi başıma kaldım. Bu canımı acıtmış olcak ki o içimi sıkan, nefes almama engel kötü his kontrolü uzunca bi süre ele geçirdi. Gözyaşlarım akmamakta hiç bu kadar ısrarcı olmamışlardı sanki. Kendimden nefret ettim çünkü yine kendi kurduğum hayal aleminde kendi uydurduğum yalanlara inanarak yaşarken böyle olmadığının farkına vardım belki bir milyonuncu kez. İnanmak istediklerimle başıma gelen şeyler çeliştikçe bu durumu sürekli tecrübe ederdim zaten. Ama anladımki bu sefer kendimi çok kaptırmışım. O kadar olsun istemişim ki aksi yönde gerçekleşen en ufak bi kıpırtı beni bu süregelen düzenden nefret ettirdi, yine yenik düşeceğim isyanlara sürükledi. Çok üzüldüm ben bugün çok bitkin hissettim.. Böyle biri gelse dokunsa kendimi tutabileceğimi hiç ama hiç sanmıyorum. Bu kadar ümitlendiğimi de bilmem çünkü ben sonu güzel bitseydi diye çok istedim çok hayal ettim ama olmadı. Elden ne gelir ki hiç.. başlayamamaktan kaybettim sanırım birilerini; yine aynı sorun hayata baktığım yönü değiştirip olmak istemediğim yerlere sürükledi beni . !!!! İMDAT !!!!
14 Nisan 2009 Salı
Bi yerden başlamak gerekmekteydi..
Aslında bir profil oluştururken ya da şablon seçerken devamının bu kadar zor olacağını hiç düşünmemiştim. Bir köşesinden kenarından tutup yazmaya başlaması en zoruymuş meğer... Gerçi bu benim hayatımın bir gerçeği aslında: Başlayamamak. Sanırım bu sayfayı da bi başlangıç olsun diye istedim. Çünkü bu adımdan sonrası akıp gidiyor, zaman alan oyalayan kısım nasıl başlasam diye düşünmekmiş meğer.. Benim de bir bloğum olsun diye düşünmeye başladığım zamanla bir bloğum olduğu zaman arasından kim bilir kaç ay geçmiştir. İşin daha acı yanı ise bir bloğum (hani adresti, hesaptı vs. kısımları) olduktan sonra da bu sefer ilki nasıl olmalı diye düşünmekten "ilk"ime kadar da günler geçti. Ama bugün artık bu içimi sıkan şeyler iyice basmaya başladı ve artık o derin iç çekişlerimin de rahatlatmadığını farkettim. E bi yerden de başlamak gerekiyordu. Bir bloğum olsun dediğimde de yazarken de aslında yazacaklarımı büyük kitlelerin hatta sayılı kişilerin okuyacağından bile şüpheliyim ancak şu da bi gerçek ki bu adresi bilinçli bir şekilde hiç bir tanışıklığım olan kişiyle de paylaşma cesaretim olmaz=)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)