21 Nisan 2010 Çarşamba
biraz fazla alınganımm sanırım, çok küçük ufacık şeylerden mutlu olabiliyoken çok minik mini minnacık şeylerden mutsuz da olabiliyorum. benn hep hani iyi oliyim, iyiyim, iyi davranıyım modundayım ya insanlar öyle olmayınca hemen bozuluyorum yüzüm düşüyo. İnsanlar az zamanda çok değer veriyorum sonra pişman oluyorum, üzülen yine ben oluyorum. bi de benim ona verdiğim değerin yanın onun bana verdiğinin devede fare kulağı olduğunu görmek eve gidip odama girince hüngür hüngür ağlamama sebep oluyo. hayatta her şeyi dert eden insanlar beni çok yoruyo, çok mutsuz ediyo, şu hayatta ne çok şey varken biz kendi küçük dünyamızda saçmalıoruz, çırpınıoruz gibi gelio. bazen hayatın omuzlarımda daha fazla taşıyamyacaım kdr ağırlaşmış bi yük olduunu fark ediyorum. ki bu çok acı işte..püfff ha bi de en gıcığı hep çok işim varken uykumun 9da gelmesi:(((
4 Nisan 2010 Pazar
1 Nisan 2010 Perşembe
Bütün dünya karşında olsun, kimse sana inanmasın, isterse tüm evren üzerine gelsin.. Eğer özünde "doğru" bir insansan, elinden geldiğince "doğru" ve "düzgün" olmaya, "iyi" bir şeyler yapmaya çalışıyorsan; en karanlık anında gözlerin kapandığında yanıbaşında bitiverecek, elinden tutup seni çirkinliklerden, samimiyetsizliklerin içinden ...çıkarıp ait olduğun huzura kavuşturacak bir melek gönderiliyormuş. Düşmekten korkmamak lazımmış, melekler düşsen de bir şekilde bembeyaz yanında bitiverip kaldırır daha güçlü devam etmen için ihtiyacın olan herşeyi sağlarmış. Bunlar seni daha güçlü yaparmış.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)