1 Haziran 2010 Salı

bugün yazsam öyle şeyler çıkar ki çok fenaa yarını bekliyorum o yüzden biraz yatışayım diye..

30 Mayıs 2010 Pazar

bahar artık odamda olduğuna göre ben hep "öyle" olabilirim belki:)


artık odamın bi duvarı tamamıyla şu resimdekinin tıpa tıp aynısı olmasada bahar dallarıyla kaplı. çok heveslenmiştim bu iş için aslında bi de candanın bahar şarkısıyla kendimi özleştirmemden de olsa gerek gördüğüm an bu olcak diyebildim ama sevgili annecimin ve babacımın bi de çok bilmiş duvar kağıtçının yüzünden yanlış duvara oldu moralim fena bozuk aslında her türlü şekli değişti odacağzımın ama kurtarır yanı yok ne yazıkki :hevesi kursağında kalmak 1234567890* oluyo bu da heralde

21 Nisan 2010 Çarşamba

biraz fazla alınganımm sanırım, çok küçük ufacık şeylerden mutlu olabiliyoken çok minik mini minnacık şeylerden mutsuz da olabiliyorum. benn hep hani iyi oliyim, iyiyim, iyi davranıyım modundayım ya insanlar öyle olmayınca hemen bozuluyorum yüzüm düşüyo. İnsanlar az zamanda çok değer veriyorum sonra pişman oluyorum, üzülen yine ben oluyorum. bi de benim ona verdiğim değerin yanın onun bana verdiğinin devede fare kulağı olduğunu görmek eve gidip odama girince hüngür hüngür ağlamama sebep oluyo. hayatta her şeyi dert eden insanlar beni çok yoruyo, çok mutsuz ediyo, şu hayatta ne çok şey varken biz kendi küçük dünyamızda saçmalıoruz, çırpınıoruz gibi gelio. bazen hayatın omuzlarımda daha fazla taşıyamyacaım kdr ağırlaşmış bi yük olduunu fark ediyorum. ki bu çok acı işte..püfff ha bi de en gıcığı hep çok işim varken uykumun 9da gelmesi:(((

4 Nisan 2010 Pazar

prozac denilen şey bu gibi zamanlarda öneriliyo bence insanlara. En yakın nöbetçi eczane tek ihtiyacım olan şey.

1 Nisan 2010 Perşembe

Bütün dünya karşında olsun, kimse sana inanmasın, isterse tüm evren üzerine gelsin.. Eğer özünde "doğru" bir insansan, elinden geldiğince "doğru" ve "düzgün" olmaya, "iyi" bir şeyler yapmaya çalışıyorsan; en karanlık anında gözlerin kapandığında yanıbaşında bitiverecek, elinden tutup seni çirkinliklerden, samimiyetsizliklerin içinden ...çıkarıp ait olduğun huzura kavuşturacak bir melek gönderiliyormuş. Düşmekten korkmamak lazımmış, melekler düşsen de bir şekilde bembeyaz yanında bitiverip kaldırır daha güçlü devam etmen için ihtiyacın olan herşeyi sağlarmış. Bunlar seni daha güçlü yaparmış.

23 Mart 2010 Salı

yakın geleceğe dair planlarım var meselaaa

  • kitap okumak istiyorum; öle sırf keyfim için
  • spor yapmak istiyorum; öle sırf sağlıklı yaşam için
  • yeni insanlarla tanışmak istiyorum; öle sırf eskilerden sıkıldığım için
  • yurdum sınırları dışında herhangi bi yere gitmek istiyorum; öle sırf zevkim için
  • yurdum içinde de bi yerlere gitmek istiyorum; öle sırf göriyim biliyim die
  • film izlemek istiyorum; öle sırf uzun zamandır isteyipte yapamadığım bişi olduğu için
  • pasta börek yapmak istiyorum; öle sırf küçükken yapıp şimdi yapmadığım için

ama aslında zamanım da varken bunları yapamayışımın tek nedeni içimdeki bu isteksizlik. İşte onu aşsam hayatı daha çok sevicem:)

25 Şubat 2010 Perşembe

susuyorum artık. bundan sonra böyle. bilmem farketmiş miydiniz? ama böyle. artık sığamıyorum kendime bıktım bunaldım yoruldum pes ettim. bu sefer hıçkıra hıçkıra ağlasam da geçmiyor zaten. psikoloğa da ayıp ettim. sizce de ben gitsem olmasam her şey daha güzel herkes daha mutlu olmaz mı? olur. e o zaman?

15 Ocak 2010 Cuma

kalp durur/ akıl unutur
iyisi mi sen birini seveceksen ruhunla sev

13 Ocak 2010 Çarşamba

Girls are like drugs. One time causes no harm. After a month, she is all you want. After three months your best friend realizes the purple shadows beneath your eyes and you get mad when he/she claims it.
bugün arabaya bi otostopçu aldım, geçen gün bilkentten atılıma otostop çekerek gitmiş; 9 araba değiştirmiş:)

12 Ocak 2010 Salı

Hayat mı bu kadar çelişik olan,
yoksa ben miyim onu bu kadar çelişik gören?


Şu birkaç gündür offladığımın haddi hesabı yok gerçek anlamda ve bunun tek nedeni benim aslında. İnsanın her aradığının tek bir eksikle bir insanda toplanmış olması, iç huzura kavuşması gereken yerde düşündürüosa hala nedenleri açık ve net: Bugüne kadar hep kendimi kandırmışım; öyle olmuyormuş, her şey bende bitiyomuş ama ben bitiremiyomuşum. Tablo aşırı trajik tam bi gençlik dramı; içler acısı. Şu an yaşadığım bu çelişkiye bi daha asla mahal vermiyceime kendime söz veriyorum. Bişi ya hayırdır ya evet. En azından öyle olmalı..

7 Ocak 2010 Perşembe

bazen kumar gibi geliyor hayat bana,
bazense boşa kürek çekmek,
tekdüzelik, değişiyomuş gibi görünmek,
cevap çok mu uzağımda bilmiyorum ama
hayat şimdi bana sadece koca kara bi delik.

6 Ocak 2010 Çarşamba

Panik Atak

kesinlikle öyleyim yaa teşhisi koydumm. Kalbim sıkışıyo, nefes darlığı çekiyorum, göğsüm daralıyo, ellerim terliyo, midem bulanıyo, içime ani sıkıntılar doluyo, her an başıma bi felaket gelebilirmiş hissiyatı hep içimde, kötü bi hastalığım olduğunu da düşünüyorum, yorgunluk hissi desen hat safhada. Daha ne olsun!

5 Ocak 2010 Salı

tamam actionsız hayatta sıkıcı oluyo ama full actionın da yorucu olduğu bi gerçek!:)

1 Ocak 2010 Cuma

2009a dair


Dün bi arkadaşım benden 2009un durum değerlendirmesi yapmamı istedi son günü olması sebebiyle. 2009un benm için anlamı heralde ilerideki keşkelerin önünü kesecek bir kaç adımı hayatımın bu senesinde atmış olmamdır heralde dedim. Üzüldüm de; hem de çok, hem de gereksiz. Yine tembellik yaptım, yine yumurta kapıdayken bi daha yapmıycam dedim. İstanbulu talan ettim. Çanakkale de dizi çektim. Durmadan Lunaparkta olduğum bi dönem vardı mesela. Hayata renk katmak gerek modunda olduğum bi zaman Beypazarına gittim kaçarak mesela. Sonraa yazı da çok güzeldi 2bin9un; gezdim durdum bi de arada staj bilenem yaptm.AA bi de MBS çıkardık bak o da var. Şilelere gittik İstanbullara kaçtık. Çok radikal olmasa da bir karar aldım: Bir Psikoloğum oldu; en azından yanında döküldüğüm kimse diyelim, ağlıyorum da. Mesela accounting dersi aldım Banu hocayı tanıdım:)istatistiği çok severken hatta istatistik okumayı düşünürken bi gün içinde ölümüne nefret ettim. Ben büyüdüğümü farkettim, babamsa daha zamanım olduğunu. İlk kez oy kullandım var mı ötesi? Bi işe yaramamış da olsalar. Mesela bi de çok üzüldüğüm bişi Tuğcanın doğumgününü unutmuş olmam aslında kaç ay geçti hala kendime çok kızıyorum, içim sıkılıyo. Sonra bi de yine kimsenin benim için bi doğumgünü kutlama planı olmayışına üzülmüştüm, hem de çok. O da sırf ben onlarınkini çok düşünüorm die yani( her şey karşılıklı değil asla, ben zaten sonra da düşünmeye devam ettim.) Bu arada kalp kırdım mı diye de düşündüm belki olmuştur ama istemeden. 19 olmak da garip bi histi. Ne yalan söyliyim sevmiyodum. Ama şimdi de 20 olcağım aklıma geliyo korkuyorum.
büyük ikramiye beni kaçırdı.