15 Ocak 2010 Cuma

kalp durur/ akıl unutur
iyisi mi sen birini seveceksen ruhunla sev

13 Ocak 2010 Çarşamba

Girls are like drugs. One time causes no harm. After a month, she is all you want. After three months your best friend realizes the purple shadows beneath your eyes and you get mad when he/she claims it.
bugün arabaya bi otostopçu aldım, geçen gün bilkentten atılıma otostop çekerek gitmiş; 9 araba değiştirmiş:)

12 Ocak 2010 Salı

Hayat mı bu kadar çelişik olan,
yoksa ben miyim onu bu kadar çelişik gören?


Şu birkaç gündür offladığımın haddi hesabı yok gerçek anlamda ve bunun tek nedeni benim aslında. İnsanın her aradığının tek bir eksikle bir insanda toplanmış olması, iç huzura kavuşması gereken yerde düşündürüosa hala nedenleri açık ve net: Bugüne kadar hep kendimi kandırmışım; öyle olmuyormuş, her şey bende bitiyomuş ama ben bitiremiyomuşum. Tablo aşırı trajik tam bi gençlik dramı; içler acısı. Şu an yaşadığım bu çelişkiye bi daha asla mahal vermiyceime kendime söz veriyorum. Bişi ya hayırdır ya evet. En azından öyle olmalı..

7 Ocak 2010 Perşembe

bazen kumar gibi geliyor hayat bana,
bazense boşa kürek çekmek,
tekdüzelik, değişiyomuş gibi görünmek,
cevap çok mu uzağımda bilmiyorum ama
hayat şimdi bana sadece koca kara bi delik.

6 Ocak 2010 Çarşamba

Panik Atak

kesinlikle öyleyim yaa teşhisi koydumm. Kalbim sıkışıyo, nefes darlığı çekiyorum, göğsüm daralıyo, ellerim terliyo, midem bulanıyo, içime ani sıkıntılar doluyo, her an başıma bi felaket gelebilirmiş hissiyatı hep içimde, kötü bi hastalığım olduğunu da düşünüyorum, yorgunluk hissi desen hat safhada. Daha ne olsun!

5 Ocak 2010 Salı

tamam actionsız hayatta sıkıcı oluyo ama full actionın da yorucu olduğu bi gerçek!:)

1 Ocak 2010 Cuma

2009a dair


Dün bi arkadaşım benden 2009un durum değerlendirmesi yapmamı istedi son günü olması sebebiyle. 2009un benm için anlamı heralde ilerideki keşkelerin önünü kesecek bir kaç adımı hayatımın bu senesinde atmış olmamdır heralde dedim. Üzüldüm de; hem de çok, hem de gereksiz. Yine tembellik yaptım, yine yumurta kapıdayken bi daha yapmıycam dedim. İstanbulu talan ettim. Çanakkale de dizi çektim. Durmadan Lunaparkta olduğum bi dönem vardı mesela. Hayata renk katmak gerek modunda olduğum bi zaman Beypazarına gittim kaçarak mesela. Sonraa yazı da çok güzeldi 2bin9un; gezdim durdum bi de arada staj bilenem yaptm.AA bi de MBS çıkardık bak o da var. Şilelere gittik İstanbullara kaçtık. Çok radikal olmasa da bir karar aldım: Bir Psikoloğum oldu; en azından yanında döküldüğüm kimse diyelim, ağlıyorum da. Mesela accounting dersi aldım Banu hocayı tanıdım:)istatistiği çok severken hatta istatistik okumayı düşünürken bi gün içinde ölümüne nefret ettim. Ben büyüdüğümü farkettim, babamsa daha zamanım olduğunu. İlk kez oy kullandım var mı ötesi? Bi işe yaramamış da olsalar. Mesela bi de çok üzüldüğüm bişi Tuğcanın doğumgününü unutmuş olmam aslında kaç ay geçti hala kendime çok kızıyorum, içim sıkılıyo. Sonra bi de yine kimsenin benim için bi doğumgünü kutlama planı olmayışına üzülmüştüm, hem de çok. O da sırf ben onlarınkini çok düşünüorm die yani( her şey karşılıklı değil asla, ben zaten sonra da düşünmeye devam ettim.) Bu arada kalp kırdım mı diye de düşündüm belki olmuştur ama istemeden. 19 olmak da garip bi histi. Ne yalan söyliyim sevmiyodum. Ama şimdi de 20 olcağım aklıma geliyo korkuyorum.
büyük ikramiye beni kaçırdı.