1 Şubat 2011 Salı

"Mutluluk bir tercihtir."

"Mutluluk bir tercihtir." yazıyo sevgili bankamın bana doğum günü hediyesi olarak gönderdiği ajandamın üstünde. Öyle gibi ama düşününce. İnsanoğlu kendini çok kolay mutlu da mutsuz da edebilir isteyince. İsteyince o kadar güzel bahaneler bulunuyor ki mutsuzluk adına, -depresyon zaten hazırda bekleyen kurşun asker. Ama bunu kendine yapan insankızı mutluluk adına da bahaneler bulabilir eğer isterse. Farkındalık güzel şey. Eğer neleri yapabildiğinin farkındaysan aslında dış dünyanın insan ruhu üzerine olumsuz etkisini en aza indirgemek çok mümkün. Ben mesela bu aralar uçuyorum mesela:) Malumunuz nadasa bıraktık ya kendimizi; çok güzel ama cidden çok güzel ve her gün bi karar daha alıyorum bu nadasa itenlerle ilgili. Öyle kimse olmasın hayatımda istemiyorum ama gerçekten çok mutluyummm!! ve bunu okuyanların devamında "Maaşallah"ı da okumaları gerekmekte ki aman bişi olmasın. Dün anneme de dedim: Ben böyle ömür boyu sizinle de yaşarım, evlilik falan hayatta istemem, aklımın ucundan geçmez. Çok değil bir takım özgürlüklerim olsun, yanımda olsunlar, bir iki de hiç bir tedirginlik yaşamadan her şeyimi anlatabileceğim "dost" olsun etrafımda: huzur olsun ya! Daha ne isterim ki!! şu huzurun ben çook uzun zamandır farkına varamıyomuşum ona üzüldüm. büyüdüm belki bi yaş daha ondan mıdır ki?:) Ama en büyük farkındalığım: benim hiç bi erkek tohumuna dahi ihtiyacım yok, gereksiz huzur kaçıranlar onlar:)(babam, kardeşim ve kadim dostlarımı tabiki tenzih ediyorum:)) Ama amaa amaa hayat böyle nası güzel nası güzell:)

10 Ocak 2011 Pazartesi

ya depresyondayım bu aralar; değilsem de girmeye çalışıyorum

Öyle bir ruh hali ki anlatılmaz yaşanır cinsten. Eve çok gelmek istemiyorum mesela, çünkü kendi kendime kalıyorum ve bu hiç iyi bişi olmuyo. Arabada eve dönerken mesela bi şarkı dinliyorum; ya gözüm dolup dolup taşıyo, ya da ruhum bedenime sığamaz bi hal alıyo. Sonra bi saçma cevap görüyorum, binlerce soru soruyorum. Zamanım olsa oturup saatler boyu ağlıycam da ona vakit yok işte. Sınavlar var malum. Ama bi gram çalışma isteği yok, olmuyo yapamıyorum. Aşklar hep yalan zaten. Kuşlar, arılar falan ölüyo. Nehrin suları fosforik yeşil akmaya başlamış o da var. Ha bi de dünya o kadar kötü bi yer olmuş ki ama o kadar kötü ki hani çok hevesli değilim ona ellerimle harcıycak bi çocuk daha vermeye; hergün söylüyorum. terbiyem müsade etse bu aralar duyduğum şeylerle girdiğim 690 voltluk elektrik şoklarını açıklıycak çok iyi bi kelime var da neysee. Abi İnsanlar ...

1 Haziran 2010 Salı

bugün yazsam öyle şeyler çıkar ki çok fenaa yarını bekliyorum o yüzden biraz yatışayım diye..

30 Mayıs 2010 Pazar

bahar artık odamda olduğuna göre ben hep "öyle" olabilirim belki:)


artık odamın bi duvarı tamamıyla şu resimdekinin tıpa tıp aynısı olmasada bahar dallarıyla kaplı. çok heveslenmiştim bu iş için aslında bi de candanın bahar şarkısıyla kendimi özleştirmemden de olsa gerek gördüğüm an bu olcak diyebildim ama sevgili annecimin ve babacımın bi de çok bilmiş duvar kağıtçının yüzünden yanlış duvara oldu moralim fena bozuk aslında her türlü şekli değişti odacağzımın ama kurtarır yanı yok ne yazıkki :hevesi kursağında kalmak 1234567890* oluyo bu da heralde

21 Nisan 2010 Çarşamba

biraz fazla alınganımm sanırım, çok küçük ufacık şeylerden mutlu olabiliyoken çok minik mini minnacık şeylerden mutsuz da olabiliyorum. benn hep hani iyi oliyim, iyiyim, iyi davranıyım modundayım ya insanlar öyle olmayınca hemen bozuluyorum yüzüm düşüyo. İnsanlar az zamanda çok değer veriyorum sonra pişman oluyorum, üzülen yine ben oluyorum. bi de benim ona verdiğim değerin yanın onun bana verdiğinin devede fare kulağı olduğunu görmek eve gidip odama girince hüngür hüngür ağlamama sebep oluyo. hayatta her şeyi dert eden insanlar beni çok yoruyo, çok mutsuz ediyo, şu hayatta ne çok şey varken biz kendi küçük dünyamızda saçmalıoruz, çırpınıoruz gibi gelio. bazen hayatın omuzlarımda daha fazla taşıyamyacaım kdr ağırlaşmış bi yük olduunu fark ediyorum. ki bu çok acı işte..püfff ha bi de en gıcığı hep çok işim varken uykumun 9da gelmesi:(((

4 Nisan 2010 Pazar

prozac denilen şey bu gibi zamanlarda öneriliyo bence insanlara. En yakın nöbetçi eczane tek ihtiyacım olan şey.

1 Nisan 2010 Perşembe

Bütün dünya karşında olsun, kimse sana inanmasın, isterse tüm evren üzerine gelsin.. Eğer özünde "doğru" bir insansan, elinden geldiğince "doğru" ve "düzgün" olmaya, "iyi" bir şeyler yapmaya çalışıyorsan; en karanlık anında gözlerin kapandığında yanıbaşında bitiverecek, elinden tutup seni çirkinliklerden, samimiyetsizliklerin içinden ...çıkarıp ait olduğun huzura kavuşturacak bir melek gönderiliyormuş. Düşmekten korkmamak lazımmış, melekler düşsen de bir şekilde bembeyaz yanında bitiverip kaldırır daha güçlü devam etmen için ihtiyacın olan herşeyi sağlarmış. Bunlar seni daha güçlü yaparmış.