28 Mayıs 2012 Pazartesi
Bazen o kadar korkuyorum ki birilerine inat, kendime inat(!) verdiğim kararlar yüzünden istemediğim bi hayata mahkum kalacağım için. Hayat bazen o kadar zor geliyo ki arkamda tutacak birinin olmadığını bile bile boşluğa bırakmak istiyorum kendimi. İyi insan olmak o kadar imkansızı başarmak ki şu dünyada; herkesi mutlu edeyim derken kendinden vazgeçiyosun ama yine de onlar da tam değil, yapamamışsın. Her şeyi dert edinmek o kadar kolay ki şu dünyada işini gücünü hatta son işini gücünü düşünmeden hıçkırıklara boğulup boş bi insanmış gibi sözde dertlerini anlatmaya çalışırsın. Hayatın bana zor geldiği noktada hayatı gerçekten zor olanlar geliyo işte hep aklıma hıçkırıklarımın içinde boğuluyorum işte o zaman. Sabah haberlerinde izledğim küçük kadına da ağlamaya başlıyorum, ortağının kulağını kesip bahçeye atan adam bozuntusunun vicdansızlığına ağlamaya başlıyorum. Benim omuzlarım çok küçük, bedenim çok güçsüz, gözlerim çok dokunsan ağlıyo; ben yaparım sanarken yapamıyorum. Kimseye yetişemiyorum, kimsede tam değilim. yoruldum ben, sadece yoruldum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder