12 Ağustos 2009 Çarşamba

@ Ankaraaa

Bu Ankara denilen memleketten o kadar sıkılmıştımkii koşarak kaçmak falan istiyodum bundan bir ay öncesinde. Sonra benim cinnet nöbetlerime kulak veren aileminde yardımıyla birden kendimi kilometrelerce uzakta bulabildim sonunda. İlk hafta halimden çok mutluydum: o kadar ki bi kere Ankara dememişimdir. Deniz-kum-güneş üçlüsü Sertab'ın "Tatildeyim" ezgisi eşliğinde tadından yenmez bi haldeydi. İlk hafta öyle mutluluk sarhoşuymuşum gibi bitti gitti. Sonra Ankaraya uğramadan İzmir fikri doğdu zihinlerde. Atladım tabii. 1 haftayı aşan bi sürede İzmir- Aydın kıyı şeridinde gittim geldim. 20 kişilik bi aile tatiliydi ama bereket ben severim öyle şenlikli sıcak kanlı yurdum insanı modundaki ailemle zaman kavramını unutarak sallanmayı. Hem renkli oluyo böyle ne biliyim birden başka bi boyut falan gibi. Sahilde darıcılar, gevrekçiler sonra kahvaltılarda boyozlar, domatlar sonraa bardacıkları dalından koparıp gelmiş güzel egenin güzel insanlarıyla dolu güzel günler işte. Ordan baktık Ankara çok uzak hiç çekilmez o yol şimdi ver elini Bodrumm. Muğlalıla da sıcak insanla ya, kaynaşıverdik onlarlanda. Koy koy geziverdik oralarınıda. Amma velakin bu bir ayın sonlarına doğru kişiler ve mekan sürekli değişmesine rağmen ben hiç özlemem dediğim o kuru Ankarayı özlediğimi farkettim. Hiç bıkmam dediğim kulaç atma işinden gına geldiğini fark ettim. Babam bana dönüp sorduğunda istermisin bi hafta daha uzatalım mı diye aman yok yok diyeceğim hayatta aklıma gelmezken bilinçsizce ağzımdan dökülüverdi=) sonunda evimde; o kuru şehrimin kutsal topraklarındayım. sıkılmam çok uzak değildir ama şimdilik mutluyum huzurluyum. (D.Ö. /Ankara=))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder